Urla Bağları 1 – Önce Urlice Vardı

IMG_1146k2011 ağustosundan beri iyi kötü yazılar yazmaktayım ‘konumuz’la alakalı. Bir de belki duymuşsunuzdur, İzmir’in Urla isminde bir ilçesi (ya da daha genel bölgesi diyelim) var, bağları ve bu bağdan gelen üzümlerden yaptığı pek bir leziz mamullerle meşhur… İşte ben bu bölgeye maksimum yarım saatlik mesafede oturmaktayım ve bu bağları ziyaret etmek için tam 2 sene bekledim. Bu 2 senelik süreçte Almanya’nın Mosel’ine bile gittim ama yarım saat öteme gidemedim. İşte sonunda geçtiğimiz hafta sonu zincirlerimi kırıp, Urla’ya bir ziyaret gerçekleştirdim. Timeline IMG_1139kAtladım her zamanki gibi arabama ve bastım gaza. Meğer ne de kolaymış bulması; zırt diye kendimi Urlice‘de buluverdim. Reha (Öğünlü) Bey sap ayırma makinesinin başında ‘cabernet sauvignon’ları işliyor. 2 yıldır gelir giderim şaraphanelere lakin hiç canlı canlı izlememişim bu sahneyi; garip. Seviniyorum ve basıyorum deklanşöre. Urlice tam bir butik üretici. Niye böyle diyorum? Demek istediğim şudur ki, bir bağ içerisinde bir bağ evi, bağ evi aynı zamanda şaraphane ve üretim tamamen ‘craft’ yani zanaat (ve hatta sanat)… Butik şarapçılığın sadece üretilen şişe adedine indirgenmesi bana çok doğru gelmiyor nedense. Bence en son teknolojik alet-edevatla, başyapıtvari tesislerde üretim yapanlara farklı bir sıfat bulmalıyız (ülke şarapçılığının tüm dertleri bittiği için yeni bir dert arıyorum kendime). Kolaj Trakya turumda Barbare için “…Şaraphanenin bir yanında bağlar neredeyse duvara temas edecek, o kadar yakın. Bu yakınlık da farklı, keyifli bir duygu yaratıyor (en azından bende). Bağlarla bu kadar iç içe hissetmek her üreticimizde olan bir durum değil…” demiştim. Urlice’de de durum aynı. Ne güzel bağlarla böyle iç içe olmak, pencereden elini uzatıp asmaya dokunabiliyor olmak. Reha Bey ile uzunca sohbet etme imkanı bulmak keyifli… Yeni yasamıza da dokunuyoruz, Urlice bağlarına da, Urla’ya da ucundan. Öğreniyorum ki meğer Urla’lı üreticiler de birlik halindeler. Hatta 2000’li yılların başında daha ne Urlice, ne Urla Şarapçılık, ne de USCA varken bir araya gelişlerinden bahsediyor Reha Bey. Başta birlikte şarap üretimine başlamak niyetleri olduğu, sonra herkesin kendi yolunu çizme yoluna gittiği bilgisini ilk kez duyuyorum örneğin. Yanlış anlaşılmasın ama; bu ayrılık kötüsünden bir ayrılık olmamış. Bugün hala bir araya gelip çatır çatır beyin fırtınalarına girerlermiş, Can (Ortabaş) Bey, Reha Bey’e, Reha Bey de Can Bey’e konuda her türlü eleştiriyi yaparlarmış; tabii yapıcı bir şekilde, kırıcı değil. Hatta Reha Bey “Ben olumlu eleştiriyi hiç sevmem” diyor ve olumsuzluklar konusunda fikir duymak istediğini daha çok söylüyor. Bu birliktelik Trakya’daki üreticilerin birlikteliğine benziyor. Urla da Trakya boyutunda olmasa da çok önemli bir teruarımız ve Trakya Şarap Yolu gibi ama farklı bir çalışmanın ilk adımlarını atmış birliktelik adına. Bölgeyi bir ‘şarap bölgesi’ olarak canlandırma konusunda daha gidilecek yol olduğunu söylüyor Reha Bey, en azından üretici sayısı sebebiyle ama sayıda artışlar da olacağını biliyoruz az az. Hatta bu projeyi Avrupa Şarap Yolu ile birleştirmek söz konusu. Olabildiğinde harika bir gelişme olacaktır. IMG_1154k Bir de iş bölümü ya da daha doğru tabir etmek gerekirse karar bölümünden bahsediyor Reha Bey, konu şarap yapımı olunca Urlice’de. “Beyazlardan Bilge (Bengisu Öğünlü) sorumlu, kırmızılardaysa patron benim” diyor. Tabii o kadar da basit olmadığını, karar verme sürecinde devamlı didişme halinde olduklarını ekliyor. “Mesela bana kalsa cabernetleri 3-4 gün sonra toplardım” diyor 🙂 Ne güzel bir didişme, üzerine tartışılacak ne kadar kritik ama ne kadar keyifli bir konu. Bu arada Reha Bey müjdeyi veriyor: “2013 muazzam bir cabernet geliyor” ve diğer üzümlerin de çok iyi olduğunu söylüyor. Ne diyelim, ne mutlu bize 😀 Kola2j Bir süre sonra öğlen saatlerinde ekip bağdan dönüyor. Bu arada benim yola koyulma zamanım da geliyor. Ne yazık ki öğle yemeğinde köfte-ekmek ikramını da reddetmek zorunda kalıyorum Trakya’dan programların nasıl aksadığını gayet iyi bildiğimden, bir sonraki sefer inşallah deyip ayrılıyorum. Maksimum 10 dakika sonra USCA’dayım!

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

13/09/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: