Trakya Günlükleri 7: Kayra ve Kapı Ziyaretleri

06_IMG_1063kTrakya turumda 5. gün de gelip çatıyor. Vakit keyifli olunca, nasıl geçtiğini de anlamıyor insan. Bir de koşuşturma halinde olunca hele benim gibi… Bugün de program Hoşköy, Mürefte ve Şarköy’ü kapsamakta; yani Kayra, Melen ve Chateau Kalpak ziyaret noktalarım. Sanmayın ki bu bölge sadece bu üç üreticimizden ibaret. Buraları tam bir cennet, söz konusu üzüm suyu üretmek olunca [Üzüm suyu(!!!)]. Ulusal boyutta bilinirliği olan Gülor, Uluca, Ganos ve hatta geçen sene Bozcaada’da tanıştığım, 70’li yılların efsanesi Dimitrakopulo (yani Aral Şarapçılık) da bu bölgede (benim bildiklerim). Fakat, daha ne cevherler var buralarda kim bilir. Arabayla geçerken bile gözüme bir kaç isim daha takılıyor fakat vakit yok, durmam mümkün değil.

01_IMG_1024k

İlk durağım olan, Şarköy’deki Kayra üretim tesislerine varıyorum. Bu arada bu ziyaret benim endüstriyel boyutlarda üretim yapan ilk tesis gezim olacak. Bugüne kadar hep butik üreticilerimizi ziyaret etmişim meğer. Üretim endüstriyel boyutta olunca, kurumsallık ve güvenlik de hat safhada tabii ki. Kapıda güvenlikler karşılıyor, kimlik değiş tokuşu ve öyle “Heyyyo ben geldim, durun gezeyim kafama göre şuraları!” gibi bir durum söz konusu dahi değil. İlk önce bağları görmek istiyorum en yakındaki. Sonuçta Kayra bu, tüm bağları gezmek gibi bir olasılık olamaz. Yine de şanslıyım ki Versus bağlarını gezme şansım oluyor. Özel bir serinin bağları da özel olmak zorunda.

03_IMG_1046k

Endüstriyellik bağda dahi gösteriyor sanki kendini. Müthiş bir nizam ve düzen var. Tüm asmalar belli ki makinalarla eşit biçimde budanmış, büyütülmüş. Hepsi bir birinin aynı adeta. Kayra’nın bağına gelirken yolda başka bağlar daha var. Özellikle bir tanesi dikkatimi çekiyor müthiş düzeniyle Kayra’nın bağında gelmeden. Meğer o da Doluca’nın bağıymış. Demek bağdan belli oluyor diyorum kendi kendime 🙂 Buralarda da hasat vakti yaklaştığından, bir takım hazırlıklar başlamış ama aceleleri de yok. Bu üzümler pek özel Versus’ları yaratacaklarından, ekstra özenle hareket ediliyormuş doğal olarak.

Bağda bir tur attıktan ve havasını soluduktan sonra, üretim tesisine dönüyoruz. Dediğim gibi, elini kolunu sallaya sallaya giremiyorsun buraya. Bir ziyaretçi olduğunun belli olması için fosforlu bir yelek, koruyucu ve kaymaz ayakkabı ‘kılıfları’ gibi güvenlik ekipmanlarına bürünüyorsun. Tahmin ettiğim gibi fotoğraf çekmeye de izin verilmiyor içeride. Neyse önemli olan görmek şu noktada. Koca koca hangarlar var, içleri daha önce görmediğin kadar büyük tanklar ve üretim hatları dolu. Ne bekliyordum ki zaten?! O kapasite başka türlü nasıl üretilir? Her şeyin iriliğinden etkilenip Kayra’yla da vedalaşıyorum. Sırada Melen’e uğramak var.

03_IMG_1068k

Melen’i bulmam çok da zor olmuyor Hoşköy’ün bir sakinine Melen ve Cem Bey’i sorduğumda. Alışmışım bütün tesislerin toprak yollardan ulaşılır mesafelerde, yerleşim yerlerinden uzakta olmasına. Melen’in şaraphanesinin köyün göbeğinde olmasına şaşırıyorum biraz, tam da deniz kıyısında. Yeni bir tesis olmadığından olsa gerek. Üç kuşaktır şarap üretimi yapılan bir şaraphane burası en azından; 1920’lerden beri yani. Hemen denizin kenarında olmasının nedeni de meğer eskiden karadan yol olmaması, bu yüzden de fıçıların gemilerle gidecekleri yere götürülmesiymiş.

01_IMG_1069k

Cem Bey’le tanışmak için can atıyorum ne zamandır ve bağlarını görmek için. Kendisi cennetten fotoğraflar yükler devamlı, ben de takip ederim büyük bir hayranlıkla onu. Şimdi o cenneti görmek için fırsat yaratmışken büyük bir hata yapmış olduğumu fark ediyorum. Programım bir gün ileri kaydığından ziyaret edeceğim üreticilere haber vermem gerekirken, bunu yapmıyorum ve Melen’e vardığımda Cem Bey’in Tekirdağ’a gitmiş olduğunu öğreniyorum. Hayal kırıklığı… Muhtemelen bir saat kadar beklesem gelecek geri fakat ne beklemesi, devamlı geç kalıyorum bir yerlere, yola devam etmem lazım. Yine de bir ev sahibesi var şansıma (ismini bile öğrenmediğim için kendimden utanıyorum; bir bilen varsa söylesin lütfen). Şaraphaneye kısa da olsa girebiliyorum. Beton küvler hala durmakta, fakat kullanılmıyorlar. Önlerindeyse pırıl pırıl paslanmaz çelik tanklar dizili. Eskiyle yeninin birlikteliği ne güzel… Üst katında da güzel bir oturma-tadım salonu yapmışlar. Giriyor, hızlı bir tur atıp çıkıyorum iki dakikada.

02_IMG_1067k

Bir yandan hüzünlü bir şekilde yine, bir yandan da buralara tekrar gelmem için bahane edinmeye sevinerek ayrılmak için yola çıkıyorum. Biraz ilerde ne göreyim; Gülor! Aniden durup bahçe kapısında içeri bakıyorum. Burada da koskoca bir tesis var. Pek de güzel görünüyor. Girip girmemek arasında gidip geliyorum, bakıyorum uzun uzun içeri. Bağlantıya bile geçmediğim için kimseyle bu üreticimizden, yoluma devam etmeye karar veriyorum. Nasıl olsa yine geleceğim buralar 😉 Sıradaki durak Chateau Kalpak!

04_IMG_1082k

Chateau Kaplak’ı bulmak da zor olmuyor. Tırmandırıyor yollar sizi Kalpak’a ulaştırmak için ve sonunda bir şatoyla karşılaşıyorsunuz en görkemlisinden. Önünde de güzelim bağları yemyeşil! Yanaşıyorum şatonun arkasına. Pek sessiz…Kimsecikler de yok gibi. Arabadan inice biri karşılıyor beni. Bilin bakalım ne oluyor yine! Bülent (Kalpaklıoğlu) Bey Şarköy’deymiş meğer. Aslında yarım saat, kırkbeş dakikaya döneceğini öğreniyoruz ama bende bekleyecek ne zaman, ne de hal kalmış. Baş ağrım yine hat safhada, bana ihanet ediyor. Bir kaç fotoğraf çekiyorum ve ayrılıyorum Chateau Kaplak’tan da. Bir sonraki Gelibolu-Trakya ziyaretimin programına ilave ediyorum kendilerini de.

03_Panoramak

Rotamı günümün ve hatta Trakya turumun son durağı olan Gali’ye çeviriyorum ve basıyorum gaza. Akşam, güneş yatmaya başladığında varıyorum Kavur ailesinin deyimiyle ‘bilinmeyenin ortasındaki’ Gali bağları ve bağ evine. Geçen yıl Bozcaada-Gelibolu turumun son durağına, yaklaşık bir yıl sonra tekrar gelmenin ve bu güzel insanları tekrar görmenin mutluluğuyla geçiyor başımın ağrısı ve güne nadide “beyaz” bir nokta koyuyorum.

IMG_1086k

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

30/08/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: