Trakya Günlükleri 2: Avşa Adası ve Büyülübağ

04_IMG_0618Evet Avşa Adası’nın Trakya’da olmadığını biliyorum fakat yol üzeriydi. Zaten bu satırları da size Avşa Tekirdağ arasındaki deniz yolculuğum sırasında Yavuz Naz feribotundan yazıyorum. Hem sonuçta Büyülübağ da Avşa Adası’ndaydı ve uğramazsam olmazdı! Uzunca bir yolculuk da olsa İzmir’den Erdek üzerinden feribotla Avşa Adası’na gelmek, kolay bir yolculuk yolların bulunması açısından. Ben de aynen böyle yaptım ve Avşa’ya iner inmez Büyülübağ’ın üretim tesisini buldum sanki daha önce gelmişim gibi kolaylıkla.

02_IMG_0624

Büyülübağ’a gelmeden, Avşa’dan bahsedeyim iki satır. Fiziksel olarak Bozcaada’ya çok benziyor Avşa. İkisi de ada (!), ikisi de çorak ve doğal olarak ikisinin de bir sürü güzelim koyu var. Avşa biraz daha küçük ve belki daha da çorak. Bu çoraklıkta üzüm yetişiyor olması da gayet normal yani; bu adanın üzümü de Adakarası! Adanın dört bir yanında Adakarası bağı görmek mümkün. Kendi ayakta durabilen bir üzüm/asma türü olduğundan yerli halkın da dostu (imiş). Eminim Türkiye’nin de dünyanın da dört bir tarafında örnekleri vardır ama denize sıfır bir bağ ilk kez gördüm yanılmıyorsam. Adakarası bence geliştirilmeye devam edilip, tek başına gayet de güzel şaraplar çıkartabilir.

01_IMG_0686

Gelelim Büyülübağ’a. Kapıyı çalıyorum ve hemen içeri buyur ediliyorum. Meğer başka ziyaretçileri de varmış; ben de dinlenmek için fırsat buluyorum bu arada. Uzun yolculuk baş ağrıları vermeye başlıyor haliyle bana. Bir süre sonra başlıyoruz dolaşmaya. Bakmayın başlıyoruz dediğime, saatler sürecek bir yolculuk değil bu. 2009 yılında inşa edilmiş bir tesis burası; Türkiye’nin ilk ve tek yer çekimine uyumlu akışlı şarap üretim tesisi ayrıca. Bu yüzden yamaca, 3 basamak şeklinde tasarlanmış ve inşa edilmiş. En üstte katta üzüm kabul, sap ayırma ve çatlatma makineleri; ikinci katta tanklar ve en alt katta da fıçı mahzeni, depolar, şişeleme ve etiketleme makineleri bulunmakta. Merdivenleri inip çıkmak Büyülübağ çalışanları için hiç bitmeyen günlük spor demek; az da değil.

03_IMG_0611

Bağları gezmek bir gün sonraya kalacak. Şarap tatmak da yasak biliyorsunuz; ya da tatmak yasak değil mi? Şarap tatmak yasak da bir şişe şarap satın alıp onu hemen orada açıp içmek yasak değil mi acaba?!? Kafalarımız iyice karmakarışık. Buraya yazayım mı yazmayayım mı o da ayrı bir mevzuu. Yine de demeden geçemeyeceğim. Umarım şu an tankta dinlenmekte olan Shiraz 2012 bir monosepaj olarak piyasaya çıkar! Duy sesimiz ey Büyülübağğğ!

05_IMG_0627

Avşa’daki ikinci günümün sabahında yine çalıyorum kapıyı. Bağlarda bir tur gerek, görmesem olmaz. Atlıyoruz kamyonete ve adanın çeşitli noktalarındaki bağları geziyoruz. Tüm yıl süren ve dört bir taraftan gelebilen rüzgarlara dayanıyor asmalar. Gayet de iyi dayanıyorlar ve pek güzel ürünler veriyor böylelikle. Adadaki asmaların en ciddi dertlerinden biri olan tavşanlardan biriyle de tanışıyorum bu arada. Müthiş bir hassasiyetle salkımları üzümlerinden temizleyip tertemiz bırakıyorlar. Tam bir cerrah işi titizliğinde…

07_IMG_0662

Şaraphanenin konumu da çok güzel bir manzaraya bakıyor. Denizden yüksekte ve yamaçta olmasından dolayı tam seyirlik… O üst terasta bir restoran olsa en azından (hadi kalınabilecek odaları geçtim) pek de güzel olmaz mıydı acaba? Adanın böyle kaliteli bir mekana bana sorarsanız çoook ihtiyacı var.

06_IMG_0634

Bu arada, ziyaretim sırasında bir başkasının da Büyülübağ’ı ziyaret ediyor olduğunu öğreniyorum ve hatta bir süre sonra bağlardan tesise döndüğü için kendisiyle tanışma imkanı da buluyorum. Büyülübağ’ın da ortaklığında (en azından Avşa Adası kapsamında; detayları çok bilmiyorum) ülkedeki doğal mayalar konusunda çok ciddi fonlar desteğiyle çalışmalar sürdüren bir hocamız bu kişi. Ne de güzel bir haber bu öğrendiğim. Şarap yapımında maya konusunda da tamamıyla dışa bağımlı olan ülkem yarın öbür gün bu bağımlılıktan kurtulduğunda (umarım o gün gelir) “2013 yazında ben biliyordum bu günün geleceğini!” derim artık. Güzel Büyülübağ’lar üreterek şu garip memlekete zaten büyük bir katkı vermesi yanında, bir de böyle bilimsel çalışmalara ortak olduğu için Büyülübağ’ı tebrik ediyor, herkeslerden aynı hassasiyeti bekliyorum efenim! Rica edeceğim, beni kırmayın 🙂

08_IMG_0689

Trakya turumun Trakya içermeyen bu ilk günü Tekirdağ’a doğru giden feribota atlama zorunluluğumdan dolayı burada bitiyor.

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

25/08/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

  1. dostbahcesindenlezzetler

    Paylasimlarinuz icin cok tesekkurler..zevkle ilgi ile okuyorum.Turkiyedeki alkol yasaklarini anlamis degilim..uretim yerlerini ziyaret edebiliyor ama tadim yapamiyormusunuz..yani sirketler ikram edemiyor ama siz alirsaniz orada icebiliyorsunuz?? Umarim kadehimize karisilmadan ve herkesin istedigi yerde ozgurce tadim yapabilecegi gunler geri gelir..Cheers…

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: