Trakya Günlükleri 1: Hazırlık

Trakya BağlarıBelki de en zor kısmı daha önce hiç gitmediğiniz ve hakkında pek az şey bildiğiniz bir noktaya bir haftalık bir yolculuğun hazırlık aşamasıdır; en azından benim gibi böyle durumlara alışık olmayan biri için. Bir kaç haftadır çeşitli şekillerde duyurduğum için biliyor olduğunuzu tahmin ediyorum; bilmeyenler için söyleyeyim hemen. Arabaya atlayıp Trakya’ya gidiyorum şarap üreticilerimizi gezip görmeye. İlk turumu geçen yaz yapmıştım, belki hatırlarsınız. Önce Bozcaada, oradan da Gelibolu’ya uzanıp 4 gecelik (kendimce) bir serüvene çıkmıştım. Bu maceramın hikayesini de okuyabilirsiniz “Bir Şarap Turu 1: Bozcaada’da İlk Gece” yazısından başlayarak. Fazlasıyla evcimen bir karakter olmamdan ötürü, hala 4 günlük bir yolculuk bile macera gibi geliyor; heyecanımı mazur görün lütfen 🙂

Mühendis olmamdan mıdır nedir her şey olabildiğince net olsun istiyorum; belki de sadece heyecana ve son dakika değişikliğine bağışık olmayan karakterimden dolayı. Bu yüzden rotam belli ama bir yandan da kalacağım yerleri bile belirlemedim. Diyeceksiniz, “Nasıl netlik arkadaşım bu!?”; haklısınız. Geçen seneki turumda da aynı taktikle yola çıkmış ve başarılı olmuştum. Bu sefer de onun cesareti var demek ki. “En kötü arabada yatarım yahu” diyorum kendime, her ne kadar bu istediğim son şeylerden biri de olsa. Neyse, gelelim rotama:

İlk planımda geçen sene izlediğim rota olan Gelibolu’ya uğrayıp, oradan Trakya’ya uzanmak vardı. Lakin ziyaret edeceğim üreticiler de bütün hafta oturdukları yerde beni beklemiyorlar her halde. Rotam ve yolculuk planım biraz da onlara göre şekil alıyor şüphesiz. Bu yüzdendir ki zaten, Gelibolu üzerinden geçen rotamı değiştirip Erdek’ten Avşa Adası’na, oradan da Tekirdağ’a geçeceğim. İlk gece Avşa Adası’nda kalıp Büyülübağ’a uğrayıp bir sevgili arkadaşımın dediği gibi büyülenmek ilk hedefim yani. İkinci gün Trakya’ya geçiyor ve hiç duraklamadan Trakya’nın en tepelerine Vino Dessera’ya sürüyorum arabamı, ayarı kaçırıp yanlışlıkla yurt sınırlarından çıkmazsam tabii. O ziyaretten sonrasında sırasıyla (ya da nasıl kısmet olursa artık) Arcadia ve Chamlija var listede. Böylelikle Marmara Denizi’ne doğru inmeye başlıyorum. Sırada Chateau Nuzun ve Barel var şüphesiz ki. Bu arada bu ziyaretlerin ne kadar süreceğini bilemediğimden, hangi gün nereye gideceğimi planlayamıyor, nerede kalacağımı kestiremiyorum ve inceden strese giriyorum tahmin edersiniz ki. Yola devam ediyorum. Artık yüzüm Gelibolu’ya bakıyor ama daha durak çok. Sırada Umurbey ve Barbare var. Durak atlamak da yok bu yolculukta! Daha sırada Hoşköy, Mürefte ve Şarköy var; yani Melen, Uluca, Ganos (mümkün olursa), Chateau Kalpak ve tabii ki Kayra’nın üretim tesisi. Günlerden perşembe mi oldu, cuma mı oldu yoksa hala çarşambada mıyız bilemiyorum fakat çok da acelem yok. Cuma günü pek sevgili Gali’de, yani Gelibolu’da olacağım belli bir tek. Yani, en azından öyle olmasını umuyorum. Bu son duraktan sonra, artık tüm yollar İzmir’i gösterecek benim için ve en geç cumartesi günü tekerlek dönecek.

Trakya Bağları

Tabii bu arada eminim ki benim daha adını sanını duymamış olduğum bazı üreticileri de atlıyor olacağım bu yolculuk sırasında. Eğer saydığım üreticiler dışında varsa “Argun, şuraya da gitmelisin”, “Bak, burada, şu da var” dediğiniz lütfen beni haberdar edin. O kadar kilometre yapmışken geride keşfedilmemiş bir hazine bırakmak istemiyorum 🙂

Yolculuk notlarını her günün sonunda yazmayı planlıyorum ya bakalım mümkün olacak mı!

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

18/08/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 6 Yorum.

  1. dostbahcesindenlezzetler

    Cok guzel bir paylasim seruveninizdeki guzelim sarap tadimlarini bu konudaki notlarinizi bekleyecegim ve hatta mumkun olursa seneye sizin cizdiginiz rota ya gore bende kendime kisa bir seruven ayarlayacagim..keyifli gunlerde kadehler bos kalmasin diyorum..

  2. Eceabat ta Suvla sarapcilik var. Muthis bir tesis. Eger ziyaret etmediysen mutlaka ugramani tavsiye ederim.

  3. Ilk yorumu yaptiktan sonra aklima geldi. Sarkoy de Gulor sarapcilik var. Fransizlarla beraber sarap ureticeklerini okumustum. Bence mutlaka orayada ugramalisin 🙂

  4. Bundan once yaptigim yorumlara birsey oldu galiba o yuzden gene yaziyorum. Eceabatta Suvla sarapcilik var. Kendileri son 2 seneye damgasini vuran firma, mutlaka ugramanizi tavsiye ederim. Birde Sarkoy de Gulor sarapcilik var. Fransizlarla beraber yeni birseyler yapicaklarini okumustum. Bence orayada ugramak gerekir:) Iyi gunler.

    • Onaylamam geciktiği için görünmüyordu yorumlarınız.

      Suvla’ya geçen sene gitmiştim zaten Bozcaada ve sonrasında Gelibolu’ya yaptığım gezi sırasında ama dönüşte uğrama ihtimalim var.

      Gülor’la da iletişime geçeyim hemen, atlamışım. Teşekkürler!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: