Türk Sommelierler Masası’yla 1 Yıl

tumblr_m8hd0oz4b01qetdwhDün (6 Ağustos 2012), Türk Sommelierler Masası ekibi hem kuruluşlarının 1. yıl  önümünü kutlamak hem de tatil öncesi son kez bir araya gelmek için İzmir Dirinler Levent Marina‘daydı. Ben de onlara katılma fırsatı buldum. Bir kahvaltı masasında siyasete kadar uzanan sohbet, dönüp dolaşıp tabii ki de Türk Sommelierler Masası ve Türkiye şarapçılığına geldi.

[NOT: Bu yazı 9 Ağustos 2012 tarihinde yazılmıştır]

Türk Sommelierler Masası 1995′ten beri bir arada olup şarabı seven, şaraba gönül veren arkadaşlardan İlhan Olam’ın geçen yılın ağustos ayında “Neden bir çatı, bir isim altında bir araya gelip, daha aktif bir şekilde çalışmıyoruz?” sorusunu sormasıyla kurdukları bir oluşum aslında. Süleyman Şen (Sunset), Mustafa Zorluoğlu (Sunset), Veysel Öztürk (WE), Ercan Alkan (360), Serdar Kombe (Frankie), Bülent Boyraz (Masa İstinye), İsmet Ülger (Özgür Şef), Selen Gözen (Frankie), Görkem Öztürk (Maçakızı), Bircem Yedigüller (Mimolett Bodrum), Cüneyt Yılmaz( Hayal Kahvesi) ve Göksel Arslan (Borsa) tarafından kurulup, daha sonra Tamer Büyüksağnak( Topaz) ve Yener Çayan (Lacivert) da aralarına katılmış. Kendilerini birer Don Kişot ve yaptıklarını da Don Kişot’luktan farksız olarak nitelendiriyorlar ve sonuna kadar da haklılar. İyi ya da kötü her hangi bir şarap kültürü olmayan, sayısı 10 yıllarca bir elin parmağını dahi geçmeyen üreticinin elinde ve inisiyatifinde kalmış (ve onlar sayesinde hayatta kalmış ve gelişmiş) ama müthiş potansiyelli bir memlekette, bu kültürü yayma mücadelesindeki az insandan bir kaçı TSM. Hepsi bir restoranda çalışmakta ve şarap menülerinden sorumlular. İşlerini sadece menü oluşturmak sanıyorsanız, onları çok hafife alıyorsunuz demektir. Onlar aynı anda hem tüm dünya şaraplarına hakim olmak, hem hangi şarabın hangi yemekle iyi gideceğini bilmek zorundalar; hatta daha fazlasını. Kısacası işleri hiç de küçümsenecek gibi değil.

Bu arada, konuşmamız sırasında bir de “Türk Somelye Derneği“nin varlığından haberim oluyor.ADCO‘nun da kurucusu olan Randolph Ward Mays ve Radikal Gazetesi’nde de yazarlık yapan Oğul Türkkan tarafından kurulmuş. Türk Sommelierler Masası da yakında Türk Somelye Derneği’ne katılacakmış meğer; hatta zaten plan en başından beri buymuş. Hiç şüphe yok ki TSD’ ne de bir hareketlilik gelecektir; TSM’ nın hedefleri büyük çünkü. Kafalarına koymuşlar bir kere şarap kültürünü yaymayı. “Şarapla kısıtlı kalmayacak eğitimiz” diyorlar; “su da gelecek, zeytinyağı da, yüksek alkollü içecekler de”. Sadece eğitmeyi düşündükleri kendileri de değil. Belki de bu yüzden daha da değerli TSM. “Yeni arkadaşlara da destek olacağız” diyorlar. Yaptıklarının Don Kişot’luk olduğunun bilincindeler ve yardıma ihtiyaçları var; daha çok azimli, inançlı somelyeye.

Biraz daha TSM’ den bahsettikten sonra Türk şarapçılığına geliyor konu. İşin uzmanlarıyla aynı masaya oturmuşken havadan sudan da konuşulmaz ya. Gidişatta memnun oldukları noktalar da var memnuniyetsizlik duydukları şeyler de tabii ki de. Türkiye’yi gezip özellikle de yeni, butik üreticileri, üniversiteleri, okulları ziyaret ediyorlar. Amaçları doğru bildikleri bir şey de olsa, onu üreticilerle paylaşabilmek, üretilen şarabın kalitesine bir nebze de olsa katkılarının olması. Sakın kendilerini herkesin üstünde, her şeyi bilenler grubu olarak gördüklerini düşünmeyin. Kendileri de söylüyor zaten “Hiç bir zaman kendimizi ‘olduk artık biz’ olarak görmeyeceğiz”. Türkiye’de bir konuda iki kelime öğrenmiş herkesin o konunun uzmanı olduğunu iddia ettiği bir ortamda, TSM’nin bu tavırda olduğunu görmek, en azından şarap dünyamız için son derecede olumlu bence. Hep doğru olduğuna inandıklarını söylemeye çalıştıklarından biraz da, ülkemizde doğrucu davut olmanın zorluklarından yakınıyorlar biraz. “Doğruyu ya da doğru olduğunu düşündüğümüz şeyleri söylediğimizde ‘Ukala!’ olarak adlandırılıyoruz” diyorlar. Eh memleket bu, insanımız bu…Bundan kaçmak mümkün değil kanımca. Herkesle aynı anda iyi geçinmek, herkesi memnun etmek mümkün mü? Söylenenlere kulak tıkayıp, doğru bildiklerini yapmaya devam etmeleri önemli. Umarım böyle devam ederler ve sayıları da her geçen gün artar.

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

19/02/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: