Pamukkale’nin L’nci Yaşını Kutlamak

IMG_3743Çarşamba akşamı (13.02.2013) birazcık zor da olsa Pamukkale Şarapları‘nın 50. yaşını kutlamak ve tabii ki 50. yıl sürprizi “L“sini tatmak için Şarap Tutkunları* ile tadım gecesine katıldım. Zor diyorum çünkü İzmir ilk kez tadacak L’yi. Hem de şişe tek başına gelmiş değil; Pamukkale Şarapları Satış ve Pazarlama Müdürü (ve bundan daha fazlası) Selda Tokat ve firmanın baş önoloğu Jean-Luc Colin de misafirimiz. Hal böyle olunca tabii, insan daha da çok istiyor o odada olmayı. Kim bilir nasıl beyin fırtınaları kopacak!

IMG_3733

Gece, Selda Hanım’ın Pamukkale Şarapları ile ilgili kısa bir sunumuyla başladı. Daha sonra Güney bölgesinin (Denizli) teruar özellikleri ve önce üzümlere sonra da tabii ki şaraplara olan etkisini anlattı Jean-Luc oldukça detaylı bir şekilde. Çok şey öğrendik sayelerinde kısa zamanda. Toprağı inceletmek için Fransa’dan ‘hoca’ getirdiklerinden ve teruar üzerine araştırmalarının 10 yıllardır sürdüğü ve tüm bölgeyi karış karış çalıştıklarından bahsetti. Mutluluk verici bir Türk şarap sever için böyle çalışmaların ciddiyetle sürdürülmesi. Selda Hanım özellikle vurguluyor Jean-Luc’un nasıl gece gündüz demeden, parsel parsel dolaştığını bağları. “Keşke insanların bunları da bilmesini sağlayabilsek” diyor bu yaptıklarının önemini daha da vurgulamak istercesine. Baştan sona haklı aslında. Türk şarapçılığını geliştirecek böyle özverili şarap üreticilerimiz, bağcılarımız ve hatta çiftçilerimizden başkası değil. Pamukkale Şarapları’ın da ‘Güney Teruar’ımıza olan katkıları ortada…Neyse ki yalnız da değiller. Topraklarımızın dört bir tarafında var böyle üreticilerimiz. Bu yüzden de her şeye rağmen ümidimizi koruyabiliyoruz Türk şarapçılığı için (en azından ben kendi adıma).

IMG_3727

Sonra başlıyor tadım. Unutmamak lazım ki bu bir Şarap Tutkunları tadımı, yani lay lay lom tadalım eğlenelim değil. Bir de buna kör tadım olması ekleniyor tercihen. Önce Pamukkale’nin 3 beyazı servis ediliyor: Anfora Sauvignon Blanc 2011, Nodus Chardonnay 2011 ve L 2011. Giriyor burunlar hemen kadehlere başlıyor tadım. Dakikalarca koklanıyor, tadılıyor, düşünülüyor ve sonunda bir bir tadım notları okunmaya başlanıyor her şarap için. En son da Jean-Luc kendi tadım notlarını paylaşıp, diğer tadım notlarına açıklamalar yapıyor; kafasına yatanları onaylıyor. İnceden de ders verir gibi bir tavrı var; örneğin sert asidin bitimi kısa olarak algılatması normal demesi; “siz şunu şöyle anlıyorsunuz, bu şu yüzden” gibi açıklamalar yapması…Yanlış anlamayın sakın; bunu azarlar gibi yapmıyor, “ben her şeyi bilirim” havasında da değil, bilakis öğretici!

Bu arada biraz L’den bahsedelim. L serisi şaraplar Pamukkale’nin uzun zaman önce firmanın 50.yılını kutlamak amacıyla planladığı bir seri ve çok özel. Her şeyden önce bir artizan şarabı gibi üretilmiş şaraplar L’ler. Üretiminde kullanılan üzümlerin bağları değil bağlardaki parseller seçiliyor da ayıklanıyor(muş). Kalitenin düşük olduğu senelerde üretimi bile olmayacak bir şarap olduğundan bahsetti Selda Hanım. Beyaz L 2011 Chardonnay-Narince kupajı ve Fransız yeni medium toast fıçılarda fermantasyonlarını ayrı ayrı tamamladıktan sonra elevage sur lie 6 ay, kupajlandıktan sonra da 6 ay süreyle dinlendirilmiş. Toplamda üretilen miktar 6 fıçı!

IMG_3729

Sıra kırmızılarda…Kör tadılacak kırmızı şarap sayısı 8 olduğundan, önce 4 kırmızı şarap servis ediliyor. L 2009 ve 3 farklı firmanın güçlü şarapları: Suvla Reserve Merlot 2010, Kayra Versvs Cabernet Franc 2010 ve Chamlija Cabernet Franc & Merlot 2011. Bu 4’lünün arkasından da Pamukkale’nin 4 kırmızısı servis ediliyor. Yeri gelmişken Kırmızı L’den de bahsedelim.

Aynı Beyaz L’de olduğu gibi bu şarap da düşük verimli özel parsellerden yetiştirilen üzümlerden üretilmiş. Bir Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc ve Merlot kupajı. 3 hafta süren maserasyon sonrası, Fransız yeni medium toast fıçılarda geçen malolaktik fermantasyonu takiben, 18 ay ayrı ayrı, kupajlandıktan sonra da 6 ay dinlendirilmiş. Üretim sadece 5 fıçı!

L’lerin içine gösterilen özen dışına da gösterilmiş. Boş şişesi yanlış hatırlamıyorsam 1,2 kilogram ağırlığında; elinize aldığınız boş şişe dahi dolu sanılıyor. Mantarı ekstra uzun (5 cm’di sanırım), etiketi özel, kapişonu özel…Her şey için özenildiği belli. Sonuçta verilen emeğe değmiş olduğu belli. Tabii en önemli olan şişenin içindeki bu emeği karşılıyor mu? Bana sorarsanız evet ve daha bu şarapların ömrü olduğunu ve yıllar içinde bu kalitelerini daha da iyi gösterebileceklerini unutmamak lazım.

IMG_3755

Son kırmızılar hakkında da konuşulunca, saatler gece yarısına geldiğinde bu 4 saatlik tadım, eğitim, hoş sohbetin sonuna gelindi. Tabii sizler şimdi L’nin tadım notlarını, nasıl olduğunu merak ediyorsunuzdur. Bunun için sizleri Şarap Tutkunları Facebook Sayfası‘na davet ediyorum.

Böyle bir geceye katıldığım için, böyle özel bir grup insanla, bu kadar özel bir şarabı tadabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.  Ayrıca kendimi şanslı hissettiğim bir konu daha var ki, o da bir şarap sever olarak Pamukkale ve niceleri gibi özveriyle çalışan, üreten, yaratan ailelerin, kişilerin, firmaların olduğu böyle bereketli topraklar üzerinde yaşıyorum. İnşallah 100. yaş gününü kutladığı günleri de görürüz hep beraber, iyi ki doğmuşsun Pamukkale!

pageBreak

* Şarap Tutkunları’yla yaklaşık bir sene önceki maceramkla birlikte Şarap Tutkunları’nın kim olduğunu daha detaylı anlayabilmek adına Şarap Tutkunları’yla Bir Gün isimli yazımı okuyabilirsiniz.

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

19/02/2013 tarihinde Şarap içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: