Şirince’de Bir Şarap Macerası

(NOT: Bu yazı 2011 Aralık ayında yazılmıştır). Maceranın adresi İzmir’in pek meşhur Şirince’si, hani o meyveli şarapları pek bir sevilen! Bir gecemizi geçirmek için uğradık bu güzelim köye. Pek keyifli iki gündü, demeden geçemeyeceğim!

Burası harika bir konsept köy olmuş.

Yıllar önce birileri düşünmüş taşınmış ve bu köyü çekici hale getirmenin bir yolunu aramış turistler için. Evleri, daracık, taş zeminli yollarıyla zaten klasik bir Ege köyü çekiciliğinin yanına; artık pek bir meşhur olan şarapçılığı (özellikle meyve şarapçılığı) ekleyip (ya da iyice belirginleştirip diyelim) burasının bir cazibe merkezi haline gelmesi sağlanmış ve kesinlikle de başarılmış!

Neyse meselemiz Şirince’den çok Şirince’de şarap! Siz daha çok Şirince için, Şirince için oluşturulmuş yüzlerce internet sitesinden birini ziyaret edebilirsiniz efenim. Bizse konumuza dönelim: Şirince’de şarap meselesi!

Şirince zaten küçük bir köy, çarşısı da doğal olarak benzer ölçülerde. Fakat bu, her adım başı sizi şarap tatmaya çağıran mağaza sahipleri ve şarap ev(!)leri olmaması anlamına gelmiyor. Şirince’de yan yana, karşı karşıya mağazalarda şarap tatmak mümkün. Yalnız garip olan (ya da benim garibime giden), bu dükkanların sadece Şirince’de üretilen şarapları satmaları ve bu yüzden de her yerde aynı meyve şaraplarını görmeniz genelde.

Yanlış anlaşılma olmasın; sadece Şirince’de üretilen şarapları satmaları çok güzel ama nasıl bu dükkanların hepsi de ayakta kalıyor ve birbirinin neredeyse tıpatıp aynısı bu kadar çok dükkana gerçekten de gerek var mı?

İşte bu garipsemeyle, farklı şarap markaları aradı gözüm ve gönlüm.

Sonuç olarak da anladım ki, Şirince’de karşınıza çıkan 3 büyük üretici var.

Birincisi ve en büyüğü (boyutları hakkında bilgi sahibi olmasam da) İzmir’de de her markette bulabileceğiniz meyve şaraplarının üreticisi ve Şirince’nin göbeğinde üretim tesisleri de bulunan Akberg Şirince Şarapçılık. 4 alt marka altında (Akberg, Kayserkaya, Vincent ve Asmalıbağ) şarap ve meyve şarapları üretmekteler.

Yaklaşık olarak 10 dükkanın 9’unda bu markanın şaraplarını tadabilirsiniz Şirince’de. Ben İzmir’de de rahatlıkla bulabileceğim için bu markanın şaraplarını, es geçiyorum ve arayışa devam ediyorum.

Daha sonra karşımıza Kaplankaya Şarapçılık çıktı. Daha doğrusu, çağrıldık! Farklı bir marka görünce de hayır demedik. İçeri buyrulduk, meyve şarapları yerine kırmızılarından tatmak istedik.

Bir şarap uzmanı olmadığımdan eminim, fakat emin olduğum bir şey daha bu şaraplar biraz farklıydı; kötü demek istemiyorum. Tam olarak şarap olamamış, şarap taklidi yapan şarabımsılar! Belki de damak tadıma uzaktılar da ben yanlış anlamıştım. Ama şarapların garip(!) olduğunu düşünen tek ben değildim, partnerim de aynı fikirdeydi. Ama zaten firma da farklı olduğunu, dükkanın duvarına astığı afişle kabullenmişti: “Farklı Bir Marka, Farklı Bir Tat”. Farklı oldukları kesindi.

Şişelerinin üzerinde Yazgan Şarapçılık’ın amblemini gördükten sonra öğrendik ki, dolum Yazgan Şarapçılık tarafından yapılıyor.

İzmir’e getirmelik bir şişe bile almadan kalktık oradan ve aranmaya devam ettik.

Akşama doğru karşımıza Köylüm Şarap Evi(!) çıktı. Ozon Şarapçılık’ın satış noktası. Yeni bir tat demek! Bu üretici de 3 alt marka (Köylüm, Vinova ve Ayasuluk) altında şaraplar üretmekte.

Burada da 3 çeşit kırmızı şarap tattık. Bana kalırsa şarapları Kaplankaya’nın şaraplarından oldukça daha iyiydi. Benim damak tadıma uygun yoğun meyvemsilik bu üreticide vardı ve hoşuma gitti bu özelliği; özellikle de bölgeye özgü olduğunu söyledikleri İri Kara üzümünün kırmızısında. İzmir’e elimiz boş dönmek de istemediğimden, bir şişe alıp yolumuza devam ettik.

Ve sonra karşımıza bu tabela çıktı. Girmememiz söz konusu bile olamazdı!

Tarihi Baptist St.John Kilisesi’nin mahzeni burası. İçeride duvarlarda ahşap raflarında yüzlerce şarap sizi karşılıyor. Burada da tadım yapıp, şarap satın alabiliyorsunuz.

Son olarak da, uğrayıp sıcak şarabını içtiğimiz Kıvırcık Şarap Evi’nden bahsetmeden bu yazıyı bitirmek olmaz. Her şarap evi(!)ne oturup şarabını içmediğim doğrudur, fakat yine de burasının farklı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zira, burada gerçekten ev yapımı şarabın tadına varabilirsiniz ve kesinlikle tavsiyem Mustafa Bey’in hazırladığı sıcak şaraptan içmenizdir. Tadı damağınızda kalacaktır!

İşte böylece, bizim Şirince şarap maceramız burada sona erdi. Umarım birazcık da olsa fikriniz olmasını sağlayabilmiş ve Şirince’ye hala gitmediyseniz, sizi biraz da olsa ikna edebilmişimdir.

Şimdiden hepinize iyi yolculuklar, keyifli yudumlamalar dilerim!

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

05/02/2013 tarihinde Mekan, Şarap içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 5 Yorum.

  1. sayin argun bey. sirincenin o kadar sarap uretecegini yeterli meyvelerin o derece oldugunu arastrimanizi tavsiye ederdim. sirince halki zaten kendine içecek kadar sarap uretiyor! yani dolumu orda yapilan veya disardan gelen bi suru sarap mevcut…. sadece tek sicak sarap yapan mustafa abim (kivircik) var orda o kadar.! arastirma yapmadan bi sarabi veya saraplari lanse etmeniz benim gibi sarap hastalarini uzmustur. basarilar…

    • Sevgili anonim,
      Tam olarak hangi konuda alınganlık gösterdiğinizi, hangi konuya ya da yorumuma üzüldüğünüzü anlamış değilim (ayrıca bir anlamadığım da ilk cümleniz). 2011 Aralık ayında yazdığım için yazıyı, oturup tekrar okudum acaba kırıcı olabilecek ne yazmışım diye, fakat çıkartamadım. “Şirince halkı zaten kendine içecek kadar şarap üretiyor” yorumunuz da biraz düşündürücü olmuş kusura bakmayın. Öyle olsaydı 3 marka, bilmem kaç alt markada hipermarketlerde satışa çıkmazdı Şirince şarapları, haksız mıyım? Neyse… Yine de sizi üzmek istemezdim ama sonuçta yazılarım benim kişisel görüşlerim olduğu için çok da üzülmenize gerek yok bence; hem aynı anda herkesi de mutlu edemiyorsunuz ne yazık ki. Takibiniz ve ilginiz için teşekkürler, sevgiler!

  2. kaplankaya şarapları ödüllüyken ve herkes netten sipariş edip kargoyla isterken. Sizin kaplankaya şaraplarınızı beğenmemeniz ilginç olmuş. Özellikle vişne ve elmayı tatmanızı tavsiye ediyorum tekrar giderseniz.

    • Merhaba,
      Yıllardır neredeyse tüm şarap yarışmalarının sonuçlarını duyurmaktayım bu sayfalardan ama Kaplankaya ismini bir madalyanın yanında hiç hatırlamıyorum. Hangi ödülü aldığı konusunda beni aydınlatırsanız sevinirim. Ayrıca şunu da söylemek zorundayım. Bir şarabı sevmiyor olmamın, o şarabı sizin de sevmemeniz gerektiği anlamına gelmediğini hiçbir zaman unutmayınız. Sevgiler!

  3. Asabi coban

    Sirince saraplarının %80 kadarı adeta teng gibi sonradan etanol katılarak %12 tamamlanmış şarabımsı meyva suyudur.

    Sirince yolunda dikkat ederseniz goze carpan sadece donum donum şeftali vardır.
    Fabrikasyon dolum tüm şarap evlerine dağıtılarak satılır.

    Ben denk gelmedim ancak kendi üretimini yapan yerler elbette vardır.
    Tabi ticari kolaylık, al sat daha az zahmetli ve cok karlı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: