İZMİR – Kule Cafe & Brasserie

Dün akşam (28.08.12) yine, yeni bir mekan deneme fırsatı buldum sevgili İzmir’de ve yine Optimum AVM‘nde. İsmi başlıktan da anlaşılabileceği gibi Kule Cafe & Brasserie. İlk ve şimdilik tek şubesi bu, bundan yaklaşık 5 ay önce açılmış. Aynı ekibin bir de Urla’da balık lokantası varmış [1]Firmanın kendine koyduğu çıta, internet sitelerinden anlayabildiğim kadarıyla gayet yüksek (Türkiye’nin en iyisi olmak!). Bu yönde onlara iyi şanslar şimdiden. Umarım tavırlarından taviz vermezler zamanla.

Genel ortam ve atmosferden başlayalım. Ya yeni mekanlar benim sevdiğim tarzda tasarlanmaya başladı ya da ben bu tarzı göre göre iyice sever oldum. Kule de daha önce uğrayıp pek bir beğendiğimiz Bisquitte‘e benzer bir tarzda dekore edilmiş. Büyük bir bar, farklı oturma üniteleri, sandalyelerle koltuklar bir arada, ahşap, tuğla, metal, vs. Sevgili iç mimar ekibini tebrik ederim, en azından benim hoşlandığım, sıcak ve samimi bir ortam yaratmışlar.

 

Menüye gelelim. Menü oldukça geniş tutulmuş. Pizza da var, makarna da, et-tavuk-balık yemekleri de var kahvaltı da, salata da…Yani kısacası buraya gelip de kendi damağınıza göre bir yemek bulamama ihtimali pek yok. Fiyatlar standartlarda; hatta bazı gruplarda piyasaya göre daha bile uygun (takdir ettim). Hemen şarap için bir parantez açalım burada. Mekanda çoğu mekandaki gibi tek marka şarapları var: Doluca Şarapçılık. Fiyatlar şarap konusunda da gayet makul seviyelerde. Kadeh istediğiniz taktirde, kadeh servisi yerine 17cl.’lik şişelerde Villa Doluca Klasik Beyaz 2011 ve Villa Doluca Klasik Kırmızı 2011 sunuluyor. Hiç açılmamış bir şişede şarabınızın şişesinde elinize teslim ediliyor olması güzel bir detay kanımca; sonuçta 1 hafta önce açılmış bir şişeden kadehinize ne kadar miktarda dolacağı büyük bir muamma olan şarabı içmektense, bu yöntem doğru bir seçim olarak görülebilir.

Bu arada ben ne yedim? Pizzalar arasında rokalı bir pizza görünce merakıma dayanamayıp bir Pizza Rocca sipariş ettim.

 Pizza gayet ince hamurlu ve damak zevkime göre uygun miktarda pişmişti, kurumamıştı en azından. Rokalar biraz daha az acı olsaydı sonuçta daha da mutlu olabildim ama bu hali de çok rahatsı etmedi beni (zira gayet açtım). Peyniri de çok yağlı peynirlerden seçilmemiş (bazı restoranlarda olduğu gibi pizza üzerinde yağ gölcükleri yoktu neyse ki). Beni tek rahatsız eden ise yaptığım (kendimce) hatalı şarap seçimiydi. Rokanın acılığı üzerine beyaz şarap yudumlayınca, o acılık iyice bir garip ve rahatsız hal aldı ki sormayın. Büyük ihtimalle kırmızı seçmiş olsaydım, kırmızının daha yoğun ve baskın tadı rokanın acılığını da bastıracaktı. Tabii bu sadece tahminim, denemeden bilebileceğimi sanmıyorum kesin olarak.

Sonuçta ben Kule Cafe & Brasserie’den memnun kaldım diyebilirim. Ha unutmadan söyleyeyim de sigaracılar mutlu olsun. Kule’nin bir de balkon kısmı var! Bir de balkon ve içerideki müşterilere yetişmek için koşuşturan garson arkadaşlar başımı döndürmeseydi tam süper olacaktı 🙂

Reklamlar

Argun Tanrıverdi hakkında

about.me/argun.tanriverdi

29/08/2012 tarihinde Mekan, Şarap içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: