Aylık arşivler: Temmuz 2012

Sensus’tan ESTET ve SOPRANO

Beni bilen Sensus Şarap Butiğini ve kendi üretimi şaraplarını ne kadar çok sevdiğimi bilir (Ventus ve Ventus Premium hakkındaki düşüncelerim için tıklayınız). Şimdi yeni bir atakla iki şarap daha katıyorlar üretimlerine Yanık Ülke: Estet 2010 ve Soprano 2010.

Şarapların yapımcısı Gaja’nın Barbaresco ve Barolo şaraplarının yapımında baş şarap yapımcısı olarak görev yapan İtalyan Federico Curtaz‘mış

Yanık Ülke ismi, Sensus’un Manisa Kula’daki bağlarından geliyormuş. Kula antik çağda volkanik topraklarından dolayı Yanık ülke olarak bilinirmiş meğer. Estet 2010 bir Shiraz (%36,5), Cabernet Sauvignon (%35,6) ve Merlot (%28) kupajı. Hacmen %14 alkol oranına sahip ve şarap 12 ay Fransız ve Amerikan meşe fıçılardan dinlendirilip, 2 ay şişelerde olgunlaştırılmış. Soprano ise bir yarı tatlı şarap, yani tam benlik! Bu şarap da (oranlarını bilmemekle birlikte) aynı üçlü kupaj ve hacmen %14 alkol oranına sahip.

Açılan Şarabın Akibeti

Eğer siz de benim gibi kafanıza estiği bir anda bir şişe şarap açıp; bir ya da maksimum iki kadeh içip, kalan şarabın akıbeti için dertlenenlerdenseniz, eminim sizin de kafanıza takılmıştır bu mesele.

Meselemiz içilmeden kalan şarabın başına ne geldiği ve nasıl korunabileceği. Tüm detaylar yandaki resme bir tık mesafede!

San Francisco’dan Yeni Madalyalarımız Var

Bugün de madalyasız geçmedi ya şarap dünyamız için, daha ne isteriz artık! 29 ülkeden 1300 üreticinin 4556 şarabının yarıştığı 10. Uluslararası San Francisco Şarap Yarışmasında Türkiye olarak 11 madalya kazanmışız. Kazananlar ise şöyle: Bu yazının geri kalanını okuyun

Bir Pamukkale Anfora Trio Yazısı

Uyarı: Bu bir şarap severin, bir şaraba olan [belki de çok mantıklı olmayan] sevgisinin ve saygısının yazısıdır!

“Ben mütevazi şarap severim”. Evet, sanırım yeni sloganım bu olacak bundan sonra ve bu yüzdendir ki Pamukkale Anfora Trio 2009 Kırmızı‘yı çok seviyorum, onu ilk tattığım günden beri.  Bu yazının geri kalanını okuyun

Raftaki Bozuk “Beyaz” Şarabı Bir Bakışta Anlamak

Geçen gün Türkiye’nin market devlerinden birinin raflarında rastladım yandaki fotoğraftaki görüntüye. Yıl içinde bir şarap ustamızın bununla benzer bir durumu paylaşımı sayesinde aşinaydım aslında durumun ne olduğuna, ama yine de kendim bir uzman olmadığım için kesin bir yargıda bulunmak istemedim hiç.  Bu yazının geri kalanını okuyun

Türk Şaraplarına Bir Kaç Yeni Üye

Daha yeni haberim oldu, hemen sizlerle paylaşayım dedim. Türk şarap camiasına iki yeni şarap katılıyor; daha doğrusu iki markamızın yeni şarapları! İlki Büyülübağ Şarapçılık‘ın sayın Vedat Milor beyefendi ile ortaklaşa geliştirdiği, 3 kırmızı, 1 beyaz ve 1 pembe şaraptan oluşan 5 şaraplık bir seri. İkincisi ise Doluca Şarapları‘nın yeni köpüren pembesi ‘Rosaline‘.

Ne diyelim; şarap dünyamız, üreticilerimiz ve biz şarap severler için hayırlısı olsun!

Buzbağ’ınızı Amerika’da Mı Almak İsterdiniz?

Dün farkettim, meğer başka bir şarabımız daha Amerika sofralarında boy gösterirmiş (en azından ihtimaller dahilinde canım, gidip masaları gözlemlemedim tabii ki). Gary Vaynerchuk beyefendiye babasından yadigar içki dükkanı (böyle mi denir bilemedim) Wine Librarysatış listesinde Türkiye’den bir tek Kayra Buzbağ Beyaz 2008‘i bulundururmuş. Yolunuz Amerika’ya düşer de bir kadeh Buzbağ Beyazın özlemine tutulursanız hiç çekinmeyin, artık adresi biliyorsunuz.

Hem şu an kampanya dahilinde $11.49’ a da edinebilirsiniz şişesini. E afiyet olsun o zaman Amerika’daki dostlarımıza!

Gary Vaynerchuk’tan “Teşekkür Ekonomisi”

Şarap dünyasıyla sosyal medya dünyasının ‘rockstar’ı Gary Vaynerchuk‘ın ikinci ve şimdilik son kitabı “Teşekkür Ekonomisi”ndan ufak alıntılar ve kitap hakkında kısacık da bir yazı soldaki resme bir tık uzakta!

Gary bey der ki: “Müşterilerle konuşmak için sosyal medyayı kullanmak sanki daha önce bir konferans masasının etrafında hiç oturmamış olan en dürüst odak gruba erişmek ve sağladığı girdiler için tek kuruş bile ödememek gibidir”

Şimdiden iyi okumalar!

%d blogcu bunu beğendi: